Nûh'un Gemisi

İnsanlığın ortak inanç değerlerini taşıyan Nuh’un Gemisi'nin, kutsal kitapların kimine göre Ağrı Dağı'nda (Ararat), kimine göre ise Cudi Dağı'nda olduğu belirtilmiştir. Ararat adının Nuh efsanesinden geldiği belirtilir. İ.Ö.Ortadoğu tarihinin en geleneksel kaynağı olarak bilinen eski Ahit şöyle geçmektedir''ve gemi yedinci ayda, ayın on yedinci gününde Ararat dağları üzerine oturdu''. (8.bap 4.ayet)Ağrı Dağı bu nedenle bütün güzellik ve ihtişamının yanında, Gayri Müslimlerce kutsal ve efsanevi bir değer olarak tanınır. Ayrıca 1985 yılında keşif uçuşu yapan uçağın pilotu tarafından Doğubayazıt -Üzengili (Meşar) köyü civarında çekilen hava fotoğrafının incelenmesinde, heyelan bölgesi bir alanın ortasına oturmuş gemiyi andıran bir kalıntı tespit edilmiştir. Cudi Dağı'nın uzantısı olan bu bölgede 1982 yılında Amerikalı astronot olan İrvin tarafından başlatılan araştırmaya, yine Amerikalı arkeolog David Feson da iştirak etmiştir. Amerika'daki bir vakıf tarafından finanse edilen bu araştırmada Hristiyanların kutsal kitabı İncil'de gemiyle ilgili verilen bilgilere uygun ölçümler yapılmıştır. Ayrıca yapılan arkeolojik çalışmalarda tahta parçaları bulunmuştur. Bölgedeki fosillerin incelenmesi de iddiaları doğrulayacak durumdadır. Ülkemizin araştırmacı kurumlarından Ankara ve Erzurum Üniversiteleri Arkeologları da araştırmalarında elde ettikleri bulgularla Amerikalı araştırmacıları doğrulamaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı gemi kütlesinin''korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı''özelliği 3657 Sayılı kararı ile 1987 de burayı sit alanı ve açık hava müzesi olarak koruma altına almıştır.

Geminin kalıntısının kuşbakışı olarak görülebileceği yere turistik niteliklere sahip kafeterya yapılmıştır. Nuh'un Gemisi'nin varlığı daha ayrıntılı araştırma ve uluslar arası çapta bir tanıtımla hem ilçenin hem de ülke turizmine ve dolayısıyla ekonomisine büyük katkı sağlayacak bir potansiyele sahiptir.