|
|

Yöremizin çok önemli şair ve filozoflarındandır.1651 yılında
doğdu.Babasının adı İlyas'dır.Han kelimesi Hakkari
yakınlarında bulunduğu söylenen Han köyünden veya burada
yaşayan Hani aşiretinden yada mensubu olduğu Haniyan
ailesinden aldığı tahmin edilmektedir.Ahmedi Hani Doğu
Anadolu'nun birçok bölgesini dolaşarak Arapça,belagat ve
dini ilimleri okudu;ayrıca astronomi ile ilgilendi.Bir süre
bu bölgenin kültür merkezi olam Cizre'de yaşayan ve Mem-u
Zin adlı eserini kaleme alan Ahmedi Hani daha sonra eski
Beyazıt'a gitti ve orada vefat etti.Yazma bir eserde 1707
yılında vefat ettiği ileri sürülmektedir.Halk arasında Veli
olarak kabul edilen Ahmedi Hani'nin Doğubeyazıt'ta İshakpaşa
Sarayı'nın yanında bulunan türbesi halen ziyaretgahtır.Sait
Nursi'nin de gençliğinde kabrini ziyaret ederek ondan feyz
aldığı nakledilir.
Başlıca Eserleri
1-MEM-U ZİN
Ana teması aşk olmakla beraber yöre halkının yaşayış biçimi
ve ilişkilerini de iler.
2-NUBAHAR
Arapça-Kürtçe sözlük
3-İMAN AKİDESİ
İman esaslarını sunni görüşe göre işlediği eser.
4-ÇAR KUŞE
Her bir mısra dört ayrı
dilde(Arapça,Farsça,Türkçe,Kürtçe)yazılan eserleri
aşk,ayrılık,ve kavuşma temalarını işler.
Ahmedi Hani one of the most important and widely-known poest
and philosophers of our town.He was born in 1651.His
fahter's name is İlyas.He is supposed to have taken the name
"Hani" probaly from Han Village which is near Hakkari or
Hani tribe or Haniyon family to which he belongs.He has been
to many parts of Eastern Anatolia and studied Arabic
language and astology.He lived in Cizre,the cultural centre
of region,and then he wrote his famous work MEM-Ü ZİN.After
that he went to Doğubayazıt and died there.He is said to
hove died in 1707 according to a historical manuseript.Known
as Veli amang people,Ahmedi Hani's tomb,which is near
İshakpaşa Palace in Doğubeyazıt,still accepts visitors.It is
said that Said Nursi visited the tomb of Ahmedi Hani when he
was a young boy and the experience really affected him.
His Main Writings
1-MEM-Ü ZİN
Its main theme is love,but it also reflects the life styles
of people and relations between the.
2-NUBAHAR
Arabic-Kurdish Dictionary
3-İMAN AKİDESİ
It reflects the essential princeples of faith with an
arbifical manner.
4-ÇAR KUŞE
The work evey verse of whivh is written in four longuages(Arabic-Persian-Turkish-Kurdish)reflects
the emotions that are hove greot importance in people's
lives.

Doğubeyazıt'ın 60 km kuzeybatısında,deniz yüksekliği
2.000 metre ,24 kilometrekare alanında lav seti
gölüdür.İlçemizin turistik ve mesire yerlerinden biri de
Balıklı Göl'dür.Göle en kısa yol,Taşlıçay üzerinden
çıkan yoldur.
27 kilometrelik bu yolu 60 kilometre Doğubeyazıt yolu
tamamlar.Yani Balıklı Gölü'ne hem Doğubeyazıt üzeri hem
de Taşlıçay üzerinden gidilir.Alabalığı ile ünlü bu
gölümüz tatlıdır.Gölde yetişen kırmızı pullu''kızıl
alabalık''lezzetinden öte,kırık,çıkık gibi ortopedik
tedavilerde ilaç kullanılmaktadır.Bu alabalıklardan
kıyısındaki karpuz çatlatan çeşmelerde su içmek
suretiyle bir insan 3 kiloya kadar balık kızartması
yiyebilir.
Göl tabii güzelliğe ve sade bir manzaraya
sahiptir.Yetiştirilmesi mümkün olmasına rağmen etrafı
ağaçsızdır.Gölün ortasında küçük bir ada vardır.4 dekar
genişliğinde olan ve bir tarihi harabenin bulunduğu
adaya kayık ve motorlu kayıklarla gitmek mümkündür.Tabii
bitki örtüsü ve güzelliğiyle yerli ve yabancı
turistlerin ilgisini çeken gölün etrafında 1985 yılında
hizmete giren konaklama tesisleri
bulunmaktadır.Doğubeyazıt merkez içme suyu bu gölden
sağlanmaktadır.Ayrıca suyu olmayan köylerin içme
sularının bu köylerden sağlanması için çalşmalar devam
etmektedir.
Gölyüzü ve saz gölü
Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı Dağı'nın güney eteklerinde
havzada,düzlüğün bozulmuş olduğu yerlerde küçük göller
bulunur.Gölyüzü ile saz gölü bunlar arasında en
önemlileridir.
Fish Lake is siuated 60 km northwest of Doğubeyazıt,it
spteads over a 24 km2 area and it is over the sea level
the town.The shorturt to lake is the one which leads to
Taşlıçay.Thes road which is 27 km is follwed by 60 km,long
Doğubeyazıt or Taşlıçay road.The lake,which is fornous
for trouts,has fresh water.In addition to its taste,the
Red Trout found in the lake is used as a king of
vecidine for orthepe die treatments such as fracturas
and boresettings.Person can eat neraly 3 kilos of these
troust.The lake by trees althogh the climate is
suitalole for this.There is a small island in middle of
cake.This island is 4 decar wide and there are
historikal ruins on it.You can reack the island by boat.The
lake which attracts both native and toreign(visitors)tourist
with its natural vegatation,is surrounded by
accomooletions which here consturuted in 1985.Doğubeyazıt's
central driking water is supplied from this lake.Berides
the efforts are still convintng is to provide the
olrinking water of neigbo villoges.
Gölyüzü and saz lake
There are small lakes at the south foots of big and
small Mount Ararat in the region.Gölyüzü and Saz lakes
are two of the most important ones among the small lakes.

Küçük Ağrı Dağı'nın güney eteğinde Hallaç köyünün 3 km
kuzeydoğusunda,meteor çukuru ile aynı lav tüneli
üzerinde bulunan doğal anıt mağarasıdır.Mağara,uzun
eksenli ,elips biçiminde,yaklaşık 100 metre uzunluğunda
,8 metre derinliğinde ve yayvan bir çukurdur.Mağaranın
ağzı esas çukura göre biraz yukarıda kalmaktadır.İçinde
bazalt lavlar,kayalar ve bu kayaların üzerinde saf ve
temiz suların donmasıyla oluşmuş buz tabakaları
vardır.Kışın fazla soğuk olmayan bu mağara,hava akımının
etkisiyle yukarıdan damlayan suları dondurarak buza
çevirmektedir.Doğubeyazıt ilçesinin en sıcak yerinde
böylesine geniş bir çukurda dışarıdaki sıcaklığa zıtlık
gösteren buzdan sarkıt ve dikitler,insanı şaşırtacak
şekildedir.
Mağaranın ağzından süzülen,güneş ışığı mağara içindeki
buzlar üzerinde ışık oyunları yapmaktadır.
Doğubeyazıt ovasında çok sayıdaki bataklıktan
anlaşılacağı üzere yer altı suyu tablası çok yüsektir.Bu
durumda hava akımının mağaraya doğru uzanan lav tüneli
aracılığıyla mağaranın dip kısmından gelip mağaranın
içini soğutan ve mağara tavanı üzerindeki kaya
kesiminden süzülerek damlayan suyun donmasına yol açan
bu soğuk havanın özel bir bileşimi olduğu
sanılmaktadır.Mağara içinde kuşların yuva
yapması,şimdiye kadar mağara içinde kimsenin
etkilenmemesi ve devamlı buz-su alınması,hava
bileşiminin zehirsiz olduğunu göstermektedir.
Yöre halkının BUZLUK olarak adlandırdığı bu
mağara,çevresindeki insanların su ihtiyacını
karşılamaktadır.
It is a natural monumental cave,at the foot of small
Mount Ararat.It is situated 3 km northeast of Hallaç
Village and it also on the some lava tunnel system with
meteor hole.
The cave which has a long 8m in depth is more like a
wide and shallow hole.The Mouth of the cave is a bit
higher than an ordinary hole.In it,there are basalt
lavas,rocks and sheets of ıce formed on these rocks.The
cave is not very cold in winter and with the effect of
air current,water dripping from the cave's top turns
into ice.The stalactites and stalagmites,which are
formed in the hottes port of Doğubeyazıt,challenging the
climatebravely,are really incredible.Sunteams runnig
through the cove's mouth make light plays on the ice in
the cave.As numerous swamps in Doğubeyazıt plain,groundwater
level is very high.The reason is obviously because the
air current happens near the cave.
This air current starts from down parts of İnek Village
and it spreoads through the lav tunnel which is in the
some direction with the cave.It then spread from the
bottom parts of the cave and cool the cave thoroughly
and turns the water vripping from the huge rock mas,which
is on the cave ,into ice.This air curent is supposed to
have a special oombination.
And this combination is probly nonpoisonous because
there are birds in the cave and pegole sometimes visit
the cave to provide their water supply.
The cave,called also BUZLUK by residents,provides a
large portion of water supply fır people.
|
DOĞU BEYAZIT KALESİ VE ŞAFİİ CAMİ
|
 |
Doğubeyazıt kalesinin yapılış tarihi bilinmemekle
beraber 4. yüzyılda Urartular tarafından küçük çapta
savunma yeri olarak yapıldığı sanılmaktadır.İshakpaşa
sarayı'nın kuzey doğusunda sarp kayalıklar üzerinde inşa
edilmiştir. Kayalığın orta kesiminde tapınak ve
mağaralar mevcuttur. |
Ermeni ve Yezidiler bunları geçici ibadethane olarak
kullanmışlardır.
Bu kalenin diğer adı da CİNVİZ kalesidir.Kalenin içindeki
tepede iki katlı paşa konağı denilen bir konak
yapılmıştır.
Bazı tarihçilere göre 1401 yılında Yıldırm BAYAZIT
tarafından kale onarılmış.
Kalenin dibinde ise şafii cami olarak bilinen camii yer
almaktadır.Camii kubbesinin çökme tehlikesi ile karşı
karşıya olmasından dolayı,camii şu anda ziyaret ve
ibadete kapalıdır. |
|
|
DOGUBEYAZIT CASTLE AND
SAFII MOSQUE
|
Although the exact date of its construction is not known,Doğubayazıt
Casstle is supposed to have been built in 4th century by
Urartus as a small defence castle.It was constructed on
very steep rocks,in the notrh east of İshakpaşa Palace.In
the middle parts of the there are temples and caves.The
Armenian and Yezidi are said to have used these places as
temporary temples.
The castle is also called''CİNVİZ castle''on the hill in
the castle there is a two storey old mansion built,which
is also known as pasha castle.According to some historians
the castle was restored in 1401 by Yıldırım Bayazıt.There
is a(mosque)building which is called is called Şafii
Mosque cannot accept any visitors now.

İshakpaşa Sarayı;saraydan önce bir külliyedir.İstanbul
Topkapı Sarayı'ndan sonra ikinci teşkilat saray
sistemidir.Ve son devirde yapılmış sarayların en
ünlüsüdür.İlçemizin 5 km.doğusunda,bir dağın yamacındaki
bir tepe üzerine kurulan saray,Osmanlı'nın Lale devrindeki
son büyük anıt yapısıdr.18.yy.Osmanlı mimarisinin en
belirgin şahane örneklerinden olduğu kadar,sanat tarihi
yönünden de değeri büyüktür.Muhteşem binanın(Sarayın)Harem
Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılmış tarihi
Hicri1199,Miladi 1784'tür.Saray binasının oturduğu
zemin,vadi yakası olduğundan,kayalık ve sert bir
yerdir.Eski Beyazıt şehrinin merkezinde olmasına rağmen,3
tarafı (Kuzey,Batı,Güney)dik ve meyillidir.Sadece doğu
tarafında müsait bir düzlük vardır.Sarayın giriş kapısı
buradandır.Aynı zamanda en dar cephesidir.Sarayın planında
Selçuklu Mimari geleneği esas tutulmuştur.Kapladığı alan
7600 m2.dir.Saray kendi içinde bir bütünlük arz
etmektedir.
Ancak birkaç safhalı bir yapıya sahiptir.Sarayın
cümle(dış)kapısı,taş işçiliği ve oymacılığı ile
muntazamdır.Altın kaplama olan cümle kapısı 1877-1878
yıllarındaki Rus işgalinden sonra,Ruslar tarafından
sökülerek kıymetli eşyalarla birlikte Moskova'ya
götürülmüştür.Kış mevsimlerinde sarayın kalorifer
teşkilatına benzer bir sistemle ısıtıldığı
bilinmektedir.Böyle bir merkezi ısıtma sisteminin dünyada
ilk kez burada kullanıldığı idda edilmektedir.Sarayın iç
ve dış mimari zenginlikleri anlatılmakla bitmez.İster bir
bütün olarak ele alınsın ister oda ve bölümler tek tek
incelensin;tam bir başarı,muntazamlık ve ustalık eseri
olduğu görülmektedir.
İshakpaşa Sarayı mimar ve stil bakımından şu bölümlerden
meydana gelir;
1-Dış cephe
2-Birinci ve ikinci avlu
3-Camii Binası
4-Aşevi(Darrüziyafe)
6-Hamam
7-Harem Dairesi Odaları
8-Merasim ve Eğlence Salonu
9-Takkapılar
10-Cephanelik ve Erzak Depoları
11-Türbe Binası
12-Fırın
13-Zindan
14-Cümle Kapısı
15-İç Mimariden Bazı Bölümler
(Kapılar,Pencereler,Dolaplar,Şerbetlikler,Şömineler vs.)
Sarayın toplam kaç oda ve bölümden meydana geldiği
bilinmemektedir.Halk arasında bilinen 360 odalı saray
görüşü doğru kabul edilmektedir.Ancak binaların üst kısmı
çökmüş ve hatta temeline kadar sökülmüş odalar
mevcuttur.Ayakta kalan camii,kubbesi ve mimarisi diğer
kısımlara hakim olmuştur.Şimdi ıssız bir vadide kalan
sarayın,çeşitli efsanelere konu olması,onun görkemli
havasına gizem ve renk katmaktadır.
İshakpaşa is indeed more like a complex of buildings
adjacent to each other than a palace.It is our second
organized palace after İstanbul Topkapı Palace and it is
the most famous of all recently constructed palaces.
The palace is last great monumental building of the
Ottoman Empire in Tuip Period.Located 5 km east of region,it
stands on a hill which is at the foot of mountain.The
palace is not only one of the most splendid examples of
Ottoman Architecture but it also bears great importance
for Art History.The consAtruction of this magnificient
monument is,in 1874-Gregroian calender;in 1199-Muslim
calender,according to Hareem Room Takkapı inscription.
Because the area on which the palace stands is a valley
edge,it is very hard and rocky.Although it is isn the
centre of ancient Bayazıt,its three sides(north,west,south)are
steep and slopy.Only in the east part there is a plain.And
the entrance of the palace is in that part and this is the
narrowest side of the palace.
Seljuk architecture is the dominant element in the whole
palace.The palace spreads out on an area of 760 sqm.It
shows a unitly in itself though it consists of a comlex of
buildings.In winters,the palace is heated with a kind of
central heating system.It claimed that such kind of was
first used in this palace in the world.
The construction of palace was started by Çolak Abdi Pasha
and completed by İshak Pasha in 1874.The palace was called
by this name ever since.
The palace is marvellous example with is outer and inner
achitecture.It is a masterpiece indeed.
The palace consists of these sections:
1-External Sides
2-First and Second Coutryard
3-Room Reserved for the Men
4-Mosque
5-Soup Kitchen
6-Bathroom
7-Harem
8-Cerremony Rooms
9-Takkapılar
10- Ammunition Store and Provision Ware houses
11-Tomb
12-Bakery
13-Dungeon
14-Entrance Door
15-Some examples of inner architecture
(doors,windowsa,cupboards,fire places,etc.)
It is not known exactly that how many rooms and parritions
the palace consisted of.There are supposed to be 360 rooms
in the palace.But roofs of the buildings collapsed.
The palace is now in a desolated valley and has been the
theme of various legends,which makes its great atmosphere
more mysterious.

İnsanlığın ortak inanç değerlerini taşıyan Nuh
Gemisi'nin,kutsal kitapların kimine göre Ağrı Dağı'nda (Ararat),kimine
göre ise Cudi Dağı'ında olduğu belirtilmiştir.Ararat
adının Nuh efsanesinden geldiği belirtilir.İ.Ö.Ortadoğu
tarihinin en geleneksel kaynağı olarak bilinen eski Ahid
şöyle geçmektedir;''ve gemi yedinci ayda,ayın onyedinci
gününde Ararat dağları üzerine oturdu''.(8.bap 4.ayet)Ağrı
Dağı bu nedenle bütün güzellik ve ihtişamının
yanında,gayri müslimlerce kutsal ve efsanevi bir değer
olarak tanınır.
Ayrıca 1985 yılında keşif uçuşu yapan uçağın pilotu
tarafından Doğubeyzaıd-Üzengili(Meşar)köyü civarında
çekilen hava fotoğrafının incelenmesinde heyelan bölgesi
bir alanın ortasına oturmuş gemiyi andıran bir kalıntı
tespit edilmiştir.
Cudi Dağı'nın uzantısı olan bu bölgede 1982 yılında
Amerikalı astronot olan İrvin tarafından başlatılan
araştırmaya,yine Amerikalı arkeolog Daid Feson da iştirak
etmiştir.Amerika'daki bir vakıf tarafından finanse edilen
bu araştırmada hristiyanların kutsal kitabı İncil'de
gemiyle ilgili verilen bilgilere uygun ölçümler tespit
edilmiştir.
Ayrıca yapılan arkeolojik çalışmalarda tahta parçaları
bulunmuştur.
Bölgedeki fosillerin incelenmesi de iddaları doğrulayacak
durumdadır.
Ülkemizin araştırmacı kurumlarından Ankara ve Erzurum
Üniversiteleri arkeologları da araştırmalarında elde
ettikleri bulgularla Amerikalı araştırmacıları
doğrulamaktadır.Kültür ve Turizm Bakanlığı gemi
kütlesinin''korunması gerekli taşınmaz kültür
varlığı''özelliği 3657 Sayılı kararı ile 1987 de burayı
sit alanı ve açık hava müzesi olarak koruma altına
almıştır.
Geminin kalıntısının kuşbakışı olarak görülebileceği yere
turistik niteliklere sahip kafeterya yapılmıştır.Nuh'un
Gemisi'nin varlığı daha ayrıntılı araştırma ve uluslar
arası çapta bir tanıtımla hem ilçenin hem de ülke
turizmine ve dolayısıyla ekonomisine büyük katkı
sağlayacak bir potansiyele sahiptir.
Noah's Ark which bears the mutual beliefs/values of
mankind,is said to be on either Mount Ararat or Mount Cudi
according to some holy books.Mount Ararat's name is said
to have passed in Noah's legend.
The old Testament,which is konwn as the most important
traditional source of B.C.Middle-east history,consists of
5 books and the first of these books,Tevkin,Ararat's name
is mentioned like this;''And the ark,in the seventh month,in
the seventeeth day of the Month,gorunded on Mount Ararat''(8.Chaper,4.Verse)
For this reason,besides its beauty and magnificence,Mount
Ararat bears both holy and spiritual value for not only
Muslims but also other religious sections.
Besides,in 1985,a remnant resembling a grounded ship
situated in the middle of a landslide
region was affirmed(asserted),when the photos taken from
the sky by a re connaissance plane pilot over Doğubayazıt
Üzengili(meşar)Village at the time,were examined.In this
region,as the extended part of Mount Cudi,in 1982 American
astronout Irvin starded research and then another American,archaeeologist
David Feson Joined him.The research,financed by an
American fondaiton ,proved the information about the ark
written in the New Testament,the holy book of chiristians.Besides,during
this archeological research some wooden remmants were also
found.
Fossils found in the region,also affirms the claims.Two of
our country's researc instutions,Ankara and Erzurum
Universities archaelogists and researchers,depending on
their own findings,affirm American researchers.Ministry of
Culture and Tourism took this area under protection in
1987 in accordance with the noun's being''immovable
culturel property''depending on 3657.law.There is a
touristic,wigh quality cafeteria where you can see the
remnants of the ark constructed in the area.Noh's ark has
the potential,with a more detalied research and
international advertisevent,to support the economy of both
the town and country.
|
|
|
|
|
|
|